Maden Şirketinden Cumhurbaşkanı’na Yemek Yanıtı

(gemlik escort) — Has Şekerler Madencilik, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Öğle yemeği içeride yensin baskısı var açıklamasına yanıt verdi.

Ermenek’te 18 maden işçisinin mahsur kaldığı madeni işleten şirket, yaptığı ilk resmi açıklamada olayın nedenini doğal afet olarak açıkladı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın öğle yemeği içeride yensin baskısı var” açıklamasına da yanıt verdi.

TÜRKİYE’NİN TÜM MADEN OCAKLARINDA YEMEK SAATLERİ İÇERİ DE KULLANILIR

Has Şekerler Madencilik, yaptığı yazılı açıklamada, “Türkiye’nin tüm maden ocağında yemek saatleri içeride kullanılmaktadır ki, buna devlet ocakları da dahildir. Ayrıca torba yasayla gelen uygulamaların yürürlüğü 2015 yılbaşından itibaren başlayacaktır” denildi.

ERDOĞAN ELEŞTİRMİŞTİ

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, dün Ermenek’te olayın meydana geldiği madendeki incelemelerinin ardından yaptığı açıklamada, şirketin işçilere öğle yemeğini maden içinde yemeleri için baskı yapmasını eleştirmişti.

Erdoğan, “Bu olayın olduğu anda yemeğin aşağıda yenmesine yönelik baskılar böyle bir sıkıntıyı doğurmuştur. Bu 8 saatten, 6 saate inmesi bu tür işveren anlayışını farklı ele almamız gerektiğini ortaya koyuyor. Bu 6 saat kendisinin orada çalışma olayıdır. Siz kalkıp buradaki yemekle ilgili olayını bu 6 saate yedirmeye kalkarsanız bunun hesabını devletin sorması gerekir” demişti.

HAS ŞEKERLER MADENCİLİK’İN YAZILI AÇIKLAMASI ŞÖYLE

Bilindiği üzere 28.10.2014 günü şirketimize ait maden ocağında su baskını meydana gelmiş ve 18 işçi kardeşimiz maden ocağında mahsur kalmıştır. Bugüne kadar tek amacımız ve odak noktamız bu kardeşlerimizin sağ salim maden ocağından çıkarılması olmuştur. Bu sebeple de bu zamana kadar kamuoyuna bir açıklamada bulunamadık. İşletmekte olduğumuz maden ocağında tüm iş güvenliği tedbirleri alınmış, bu zamana kadar gerekli denetimlerin hepsi yapılmış, maden ocağı hukukun emrettiği şekilde işletilmiştir. Kazanın oluş nedeninin şu anda tespit edilmesi imkansız olmakla birlikte, içeriden kurtulan kardeşlerimizin bize verdiği bilgeye göre doğal bir afetten bahsedilmektedir. Türkiye’nin tüm maden ocağında yemek saatleri içeride kullanılmaktadır ki, buna devlet ocakları da dahildir. Ayrıca torba yasayla gelen uygulamaların yürürlüğü 2015 yılbaşından itibaren başlayacaktır. Bu konuda basında çıkan haberler ve diğer değerlendirmeler, bilgi kirliliğinden başka bir şey olmamakla birlikte bu soruların 18 kardeşimiz halen kurtarılmayı beklerken irdelenmesi gereken meseleler olmadığının da altını çizmek isteriz. Şu anki tek amacımız yıllardan beri breraber çalıştığımız, ailemiz, dostumuz, arkadaşımız olarak gördüğümüz emekçi kardeşlerimizin biran önce güvenle ocaktan çıkarılmasıdır. Bunun dışında hiçbir amaç ve çalışmamız yoktur

Enerji Bakanı, Ulaştırma Bakanı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı, kamu kurum ve kuruluşları ve STK’lara kurtarma çalışmalarına verdikleri desteklerden dolayı, ayrıca manevi olarak yükümüzü paylaşan tüm dostarımıza teşekkür ederiz. Tüm şirket yetkilileri ve çalışanları olarak tüm önceliğimizin bu husus olduğunu bildirir, bu çalışmaları tamamlayıp işçi kardeşlerimizin sağ salim kurtarıldıktan sonra incelemelerin ve kazanın oluşumunun titizlikle inceleneceğini, şirket yetkilileri olarak maden ocağında bulunduğumuzu ve ilk andan itibaren fiiflen tüm çalışmalara katıldığımzı, kurtarma çalışmalarının biran evvel sonuçlandırılması için gerekli tüm işlermleri gerçekleştirdiğimizi kamuoyunua saygıyla bildiririz.”

Bursa Milletvekili Arınç: Sürece mecbur değiliz

Başbakan Yardımcısı ve Hükümet sözcüsü Bülent Arınç, Bakanlar Kurulu toplantısından sonra açıklama yaptı.

Arınç Çözüm Süreci ile ilgili olarak “Çözüm Süreci’ne biz mecbur ve mahkum değiliz. Çözüm Süreci başarısız olursa herkes bunun altında kalır. Adadaki şahıs da dahil siyasi uzantıları da… Bizim gösterdiğimiz itina kadar ben de bu işte söz sahibiyim diyenlerin de dikkatli olması lazım” diye konuştu.

Başbakanlık Acil Durum Koordinasyon Merkezi oluşturulması kararlaştırıldı. Başbakanlık Müsteşarı veya görevlendireceği bir yetkili bu koordinasyon merkezinden sorumlu olacaktır. Kamu kurum ve kuruluşları tarafından gerekli bilgi ve belge akışı merkeze sağlanacaktır. Bu merkez yarından itibaren görevlendirilmiş olacak. Her haliyle bu koordinasyon çalışmasının çok faydalı olacağını düşünüyoruz

PKK ‘NIN GASP ETTİĞİ PATLAYICI

Son haftalarda şiddet olaylarının artış istidadı gösterdiğini biliyoruz. Bütün bu olaylarla ilgili anlık müdahaleler yapılmıştır. Fail ve failler yakalanmıştır ya da yakalanmak üzeredir. Bundan sonra alınması gereken ek tedbirler ilgili bakanlarımız tarafından bir kez daha gözden geçirilmiştir. Dış olaylarla ilgili de hepimizin günlerdir takip ettiği konularla ilgili arkadaşlarımızın sorularına cevaplar verildi.

Silopi İlçesi Aksu Köyü mevkiinde PKK tarafından gasp edilen patlayıcı madde olayı var. 3 araçtan bir tanesine terör örgütü mensupları tarafından el konulmuş ve Cudi Dağı istikametine götürülmüştür. Olayın öğrenilmesinin ardından bölgeye insansız hava aracı davet edilmiş ve taarruz helikopterleri sevk edilmiştir. Bu madenin güvenliğinin yetersiz olduğu ortaya çıkmıştır. Bu kadar kapsamlı bir arama tarama ile Cudi Dağı’na varmadan yakalanacaklarını tahmin ediyoruz. Patlayıcı madde miktarı 400 kg civarında. Esasen nakledilen patlayıcı madde miktarı bunun 3 katıdır. Eğer bölgede güvenlik güçlerimiz bulunsaydı, böyle bir sevkiyatın özel güvenlikle olmayacağı biliniyor olsaydı bu durumla karşılaşılmayacaktı.

ÇÖZÜM SÜRECİ ÇOK ÖNEMLİDİR AMA…

Sayın Başbakanımızın bugün itibariyle neredeyse iki ayı doldu. İki aydan bu yana Sayın Başbakanımız çözüm süreci ile kamu güvenliğinin birbirinin alternatifi olmadığını izah ediyor. Kamu düzeninin mutlak anlamda sağlanması ayrı bir konu. 6-7 Ekim olaylarında rastladığımız gibi cana ve mala kast eden olaylar terör olaylarıdır ve bunun azına da çoğuna da tahammülümüz yoktur. Başbakanımız bunu iki aydan bu yana her defasında söylüyor. Çözüm süreci var diye bunları makul göstermeye çalışan hiç kimseyi dinlemeyiz. Türkiye de can ve mal emniyeti olmayacaksa, ister çözüm süreci olsun ister başka bir şey olsun, hiçbir şeyi tartışmayız. Çözüm süreci çok önemlidir ama bu hiçbir zaman insanımızın sokağa çıkarken korku duyması için sebep değildir

KOBANİ’DE YAŞANAN OLAYLAR

Şüphesiz Kobani’de yaşanan olaylara kayıtsız kalamayız. Türkiye buradan kaçan 200 bin insana kucak açmıştır. Bizim Kobani’ye müdahale konusunda söylediğimiz bir şey var. Suriye’deki muhalif unsurlar bu konuda bu çalışma yapabilir ama PYD’nin başındakiler buna da mesafeli yaklaşıyorlar.

ÇÖZÜM SÜRECİ

Çözüm Süreci devam ediyor ama birileri Çözüm Süreci devam ediyor diye bizden yumuşak davranmamızı beklemesin. Birileri milletin acısını duymazdan geliyorlar. Hala bir başsağlığı, geçmiş olsun dileğinde bulunduklarını duymadık. Bu olaylar yaşanmamış gibi sekretarya kurulacak, içinde ben de olacağım… Bu olayların yaşandığı bir dönemde, polisimizin, askerimizin kanı yerdeyken biri bize bunları derse onun yüzüne bile bakmayız. Siz yerdeki kana bakmayın, yol kesmeye bakmayın, patlayıcı çalmaya bakmayın… Biz nerenin hükümetiyiz? Biz aldığımız kararlar ve Meclis’in bize verdiği yetkiyle Temmuz ayında çıkardığımız kanuna harfiyen uyacağız. Bunun yapılmasının karşılığının olduğunu da herkesin bilmesi lazım. Kim ne adım atacaksa onun atılması gerekir. Biz hükümetiz, öyle aba altından sopa göstermeyi sevmeyiz. Kimse süreç gitti mi endişesine kapılmasın. Bu işin biteceği zaman da milletimize söyleriz

Çözüm Süreci’ni bu aralar ağzımıza hiç almamak gibi bir ihtiyatımız olabilir. Çözüm Süreci’ne biz mecbur ve mahkum değiliz. Çözüm Süreci bizim için çok önemlidir ama bu sadece bizim için böyle değil ki. Çözüm Süreci’ni sanki sadece biz istiyormuşuz gibi herkes her istediğini yapar ve istediğini söylerse… Çözüm Süreci başarısız olursa herkes bunun altında kalır. Adadaki şahıs da dahil siyasi uzantıları da… Bizim gösterdiğimiz itina kadar ben de bu işte söz sahibiyim diyenlerin de dikkatli olması lazım. Onlar her istediğini söyleyecek biz de Çözüm Süreci’ne sahip çıkacağız; bu iş komediye dönüşür. Evet, Çözüm Süreci’nde ısrarlı olmaya devam edeceğiz, bitiren taraf biz olmayacağız

TÜRKİYE KENDİLİĞİNDEN BU İŞE GİREMEZ