Bursa’da korkutan ölüm! Dereceyle kazandığı üniversiteye gidemeden lösemiye yenik düştü.

Geçen yıl Bursa’da girdiği Yükseköğretim Kurumları Sınavı’nda (YKS) eşit ağırlıkta 96’ncı, sözlü olarak 47. sırada yer alan 19 yaşındaki Selman Abdullah Bayram’ın ailesi, Koç Üniversitesi’nde bir gün bile buradaydı. lösemi nedeniyle kaybettikleri çocukları ise tam burslu olarak yerleştirildi. Gidemeyeceği için üzgün.

Ulubatlı Hasan Anadolu Lisesi’nden mezun olduktan sonra hazırlandığı YKS 2020’de derece yapan Bayram, Koç Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İktisat Bölümü’ne tam burslu olarak yerleştikten kısa bir süre sonra lösemi teşhisi kondu. .

Bu süre içinde Bursa Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nde tedavisine başlayan Bayram, bir gün bile devam edemediği okulundaki kaydını dondurmak zorunda kaldı. Ekonomist olmayı hedefleyen Bayram, hastalığına karşı 14 aydır verdiği mücadeleyi 8 Ekim gecesi kaybetti.

Bursa Hamitler Mezarlığı’na defnedilen Bayram’ın acılı ailesi, diğer çocukların yaşaması için kan bağışı çağrısında bulundu.

“Okul işlemlerimizi hastanede gerçekleştirdik”

Anne Ruveyda Bayram, AA muhabirine yaptığı açıklamada, oğlunun hedefleri olan bir öğrenci olduğunu ve onunla gurur duyduğunu söyledi.

Selman Abdullah’ın 1.85 boyunda ve atletik bir yapıya sahip olduğunu belirten Bayram, “Seçimin açıklanmasından bir hafta sonra kendisine lösemi teşhisi kondu. Okul işlemlerimizi hastanede yaptık. Tedaviye başladık, zor bir tedaviydi. Uzun bir süreçti, maalesef sonunda kaybettik. Lösemiyi yenme şansımız yüzde 70’di. Oğlumun bu atletik ve güçlü yapısı bize yüzde yüz umut verdi. ‘Çocuğum bu hastalığı yenemiyorsa kimse yenemez’ diye düşünüyordum. Asla pes etmedi, sonuna kadar savaştı ama biz kaybettik.” ifadelerini kullandı.

Oğlunun hayat dolu olduğunu ve okumayı çok sevdiğini ifade eden Bayram, “Hastanede ilk olarak kardeş nakillerine bakılıyor. Kardeşler arasında uyum olmayınca Türkiye ve dünya bankalarına bağışçı aranıyor. Kardeşimiz yüzde 70 uyumlu olduğu için son joker olarak kabul edildi. Sonrasında uygun donör bulamadık. Bu süreçte sesimizi duyurmak için çok çalıştık. Birçok kitleye ulaşmaya çalıştık. Hatta bir günde 2.000’e yakın bağışçı başvurusu aldık ama uygun bağışçı bulamadık.” dedi.

“Bağışçının kişisel olacağını düşünüyorlar”

Lösemiye karşı bağışçı çağrısında bulunan Bayram, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bu konuda bilgisizlik var. Bağışçının kişisel olacağını düşünüyorlar. Ben ve oğlum, ‘Biz olmazsak başkaları için umut olur’ diye düşündük. Bazen insanlar ‘bağışçı olursam benden bir şeyler eksik olacak’ ya da sancılı bir süreç geçireceklerini düşünüyorlar. Öyle değil, 13 yaşındaki kızım donör oldu ve kızıma hiçbir şey olmadı. 13 yaşındaki bir çocuğun yaşadıklarına ve çekmediğine karşı bilinçsiz ve duyarsız kalınmamalıdır. Çünkü oğlum gibi birçok çocuk umut sahibi olmak için bağışçı arıyor. Anne babaların çaresiz kalmamalarını ve çocuklarını kaybetmemelerini istiyorum. Kan vermek ve bağışçı olmak hayatınızdan bir şey eksiltmez. Ayrıca hayat kurtardığınız için sizi mutlu edecek.”

Bayram, bu süreçte kendilerine destek olan Ulubatlı Hasan Anadolu Lisesi yönetimi ve öğrencilerine, BUÜ Hastanesi çalışanlarına, Koç Üniversitesi ve LÖSEV yetkililerine teşekkür etti.

“18-19 yıl yaşamadıklarını 14 aya sığdırıyorlar”

Baba Hasan Bayram da oğlunun hastalığı nedeniyle 14 ay boyunca hep annesiyle vakit geçirdiğini ifade etti.

Oğlunun zekasını ve çalışkanlığını anlatan Bayram, “Oğlum ve eşim 14 aydır birbirlerini hiç yalnız bırakmadılar. 18-19 yıl yaşamadıklarını 14 aya sığdırdılar, birbirlerine güç verdiler. Akıl hocamız Selman Abdullah idi, birbirimize destek oluyorduk.” ifadelerini kullandı.

AA

Add a Comment